English | Deutsch

Hakkında Yazılar

Radikal Kültür/Sanat, 18 / Şubat / 1999

"BEŞLER"İN SONUNCUSU AKSES

Üner Birkan

İstanbul-Necil Kâzım Akses'i, Türk Beşleri'nin sonuncusunu da yitirdik. Bu adla anılan, ilk kuşak besteciler topluluğunun yaşam serüvenleri, yetiştikleri döneme, bugüne ve geleceğe ışık tutmaları, Cumhuriyet tarihinin en önemli olgularından biridir. Aslında, "bir araya gelelim, bir topluluk oluşturalım" diyerek bir araya gelmiş değildir o beş Türk bestecisi (Rey, Alnar, Erkin, Saygun, Akses); bu "Atatürk aydınlanması" sürecinin doğal, kendiliğinden oluşan bir sonucudur. Bu genç ideal yolcularının her biri, devlet adına ya da kendi adlarına, Batı ülkelerinde müzikçi gelişimlerini tamamladıktan sonra, meslek çalışmalarını ülkelerinin hizmetine sunmayı görev bilmişler, yaratıları ile, daha sonraki kuşakların yetiştirilmesine adadıkları eğitim çabaları ile Türk çoksesli müziğinin oluşmasını, doğru yolda gelişmesini sağlamışlardır.

Akses, "Kim çıkardı bu Türk Beşleri sözünü?" sorusunu, geçen yıl yayımlanan bir incelemede şöyle yanıtlıyor: "İnanır mısınız, ben de bilmiyorum. Birileri bizleri, dışarıda eğitim görmüş, Türk müziğinde Cumhuriyet sonrası ilk çokseslendirme hareketine girişmiş beş kişiyi, Rus Beşleri'ne benzeterek bu başlığı ortaya atmış. Çalışmalarımız ve tuttuğumuz yollar bambaşka idi." (Evin İlyasoğlu: N.K.Akses.) Aynı incelemenin bir başka yerinde Akses, Türk Beşleri'nin her birinin, içinden yetiştiği okulun (ecole) izini sürdürdüğünü söyler. Ama, "Manada ve ruhta birleşiyorduk" diyerek, Beşler'in bir arada değerlendirilmesine yetecek, sağlam bir tutanak da vermekten geri kalmaz. Gerçekten, sözgelimi Erkin'in halk müziğinden yola çıkan coşkulu biçemi ile Rey'in bu kaynağı çoğu kez görmezden gelen Batı aydını besteleme tarzı, Saygun'un işi filozofça, bir derviş edasıyla ele alışı ancak böyle bir pratik çözümleme ile "manada ve ruhta birleşme" parolası altında bir araya getirilebilir.



Copyright © 2009 Necil Kâzım Akses