English | Deutsch

Hakkında Yazılar

Yıl: 37, Sayı: 298, Ocak 1999

NECİL HOCA!

Orkestra, Aylık Müzik Dergisi / İlhan Usmanbaş

Önce sevimlilik, sonra şefkat; sonra yaşama sevinci, ama ciddiyet, güven, görgü, yaşanmışlık; toplumun geçirdiği sanat serüveninin tanıklığı, yaratıcılığı; Avrupa'yı bilmek ama ona tapmamak; Osmanlı'yı bilmek ama ona geri dönmemek;  bütün bir değişim sürecinin büyükleriyle birlikte olmuş olmak ama onlarla eşit olmak; madalyalar almış olmak ama onlardan hiç söz etmemek; yıpratıcı görevler yüklenmek ama sızlanmamak; önemli kişileri yakından tanımış olmak ama büyük-küçük demeden kafa denkleriyle ahbaplık etmek; derin tasarımlar içinde olmak ama sanki mutfak reçeteleriyle daha çok ilgileniyormuş gözükmek; bunların hepsinden de önemlisi: yazdıklarını derinden, gerçekten sevmek, onlara inanmak.

Bir yaşamın bütün anlamıyla değerli sayılması için daha başka neler beklenir ki. Ve, insan şaşırıyor: Nasıl oluyor da Necil Kâzım Akses'in yapıtları kişiliğinin bu özelliklerini aynen taşıyor: İççe geçmiş zaman kavramı; büyük ve uzun motifleri canlandıran küçük motifler; birkaç rengin sürekli dolandığı renkler sarmalı; eskiyi çağrıştıran ezgisel bir yapının senfonik mantığın içine yerleştirilmesi; bilinen formların yeni açılımlarla zenginleştirilmesi... Ve insan bir kez daha şaşırıyor: yaşamın günlük tadlarını böylesine seven birinin o kocaman partisyonlarının el yazmalarında en küçük bir tembellik, dalgınlık, bir karalama, bir vazgeçme, bir geriye dönme yok. Çok güvenli bir yazı, bütün orkestranın o karmaşık yazısının doğrudan sayfa üzerine geçirilmesinde, üstelik en karışık geçitlerde bile olağanüstü bir okunaklılık. İşte, yaşamı derinden sevmek budur: yazdığının, yazarken tadını çıkarmak, onu şefkatle okşamak. Sadece bunu bile öğrencilerine aşılamış olması büyük bir öğretidir: Bir yapıt ne salt tasarımla, ne salt müsveddeyle, ne başkasına yaptırılan temize çekme ile sanatçının kendinin sayılır; onu son noktasına dek kendiniz gerçekleştirmek zorundasınız, her aşaması sanatçının kendisine yaptığı bir katkıdır.

Sahi... Başka neler öğretmişti Necil Hoca bize? Besteciliğin nota sayfaları dışında çok geniş bir yaşam biçimi olduğunu, müzikçileriyle, ustaların fıkralarıyla, kurumların işleyişiyle, öğrencisiyle, öğretmeniyle, konserleriyle, konser sonralarıyla, yazılarıyla, kitaplarıyla, plaklarıyla... Ve bunların hepsine bir tutam sevgi, bir tutam ciddiyet, bir tutam espri, bir tutam acı, bir tutam tatlı katarak yaşam penceresini iyi ve kıvamında pişirip kotarmak...
Evet eserlerinin yanında, bir de bunları öğrettin bize, sevgili Necil Hoca.



Copyright © 2009 Necil Kâzım Akses