English | Deutsch

Hakkında Yazılar

Milliyet Kültür-Sanat, 15 / Mart / 2008

'SON MOHİKAN' UNUTULMADI

Filiz Ali

Necil Kâzım Akses, Türk Beşleri diye adlandırılan ve 1904 ile 1908 yılları arasında dünyaya gelen beş Türk bestecisinin en genciydi. Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarının iyi yetişmiş gençleriydi hepsi. Cumhuriyet'in ilanından hemen sonra, Atatürk'ün topladığı 'müzik şûra'sının aldığı kararlar doğrultusunda yurt dışında müzik öğrenimine gönderilen gençlerden biriydi Necil Kâzım Akses. En son da o veda etti bu dünyaya.

Ölümünden 2 gün sonra, 18 Şubat 1999'da Radikal gazetesinde yayımlanan yazımda onu, "Mohikan'ların sonuncusu" şeklinde tanımlamış, şöyle devam etmiştim:
"Atatürk'e olan borcunu hiç unutmayan bir kuşağın temsilcisi olarak onu 'Simurg' adlı TV belgeselinin sonunda gözlerinden akan yaşlara aldırmadan Anıtkabir'e doğru vakarla yürürken görürüz. Aynı programda, memleketin içine düştüğü sanat ve kültür yozluğuna isyan etmektedir dudakları titreyerek. İlerlemiş yaşına rağmen, gerici kafalara şiddetle tek başına kafa tutmaktadır Akses".

Aradan on yıl geçmiş. 13 Mart 2008 akşamı Borusan Filarmoni Orkestrası'nın onu anmak üzere Lütfi Kırdar Salonu'nda verdiği konseri dinleyebilse, "Acaba ne derdi?" diye düşünmekteyim. Bir yanda Gürer Aykal'ın gerçekten yetkinlikle yönettiği, çoğunlukla gençlerden oluşan bir büyük senfonik orkestra, bir yanda üstadın eserlerini ustalıkla yorumlayan iki genç müzisyen; öte yanda İstanbul'un en modern (!) kongre ve konser salonunu yemek kokularına mahkûm eden; zaten yetersiz olan konser, tiyatro ve opera salonlarını yıkarak İstanbul'un bir Avrupa şehri olmadığını ve olamayacağını kanıtlamaya çabalayan bir yerel yönetim.

Bizden geçti, ama gençler direnmeye devam ediyorlar hocam, merak etme. Senin "Bir Divandan Gazel"ini yorumlayan genç tenor Ayhan Uştuk'u dinleseydin, kimbilir nasıl mutlu olurdun. Mükemmel entonasyon ve diksiyon. Tam senin istediğin gibi. Kelimeleri doğru telaffuz ediyor ve hakkını veriyor. Sesi hem güzel, hem güçlü, hem de her ton doğru yerde.

Viyolonsel için bestelediğin "İdil"in tüm teknik zorluklarının üstesinden gelmekle kalmayıp, çok etkileyici bir yorumla eserin duygusunu ve coşkusunu dinleyiciye aktaran Çağ Erçağ'ı da çok beğenecektin mutlaka.

Necil beyin, senfoni orkestrasının tüm çalgılarını, çok sesli doku içerisinde kullanmadaki ustalığını her iki eserde de gözlemlemek mümkündü. Kontra fagottan piyanoya ve her çeşit vurmalı çalgıdan arpa varıncaya kadar, çok geniş bir ses yelpazesinden herhalde Necil bey gibi cesaretle ve ustalıkla yararlanan besteci azdır.

Gürer Aykal'ın her iki eserde de gösterdiği toparlayıcı yetkin yönetim ve yorumlama başarısını da ayrıca kutlamak isterim. Dinleyicinin de uzun süren alkışlarla gösterdiği ilgi göz önüne alınırsa, Türk eserlerini bu denli titizlikle ve başarıyla yöneten Gürer Aykal'dan bundan böyle daha çok çağdaş Türk eseri yorumlamasını isteyebiliriz sanırım.

 



Copyright © 2009 Necil Kâzım Akses