English | Deutsch

Hakkında Yazılar

Cumhuriyet Gazetesi- Allegro…/…/….

İzmir'in müzik dünyasında

Evin İlyasoğlu
 

İzmir Türk Amerikan Derneği ve Ege Çağdaş Eğitim Vakfı Kordon Rotary'nin ortak düzenlediği bir açıkoturum için geçen hafta sonunu İzmir'de geçirdim. İlhan Usmanbaş ve Önder Kütahyalı ile katıldığım açıkoturumda her birimizin konusu birbirinden farklıydı. Usmanbaş, çağdaş bir Türk bestecisi olarak 75 yıldaki serüvenini anlattı. Kütahyalı, 75 yıldaki müzik kurumlarımızın bilançosunu çıkarttı. Ben ise besteci-yorumcu-dinleyici ve medya arasındaki olumlu olumsuz etkileşimler üstüne bir konuşma yaptım; medyanın vazgeçilmezliği kadar müzik dünyamızın çarpıtan yönlerine değindim. Son günlerde çokça katıldığım bu tür toplantıların müzik dünyamızın sorunlarını irdelemek ve Cumhuriyet dönemi müzikçilerimizi tanıtmak açısından yararlı olduğuna inanıyorum.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası'nı, geçenlerde bir yazımda en çalışkan orkestramız olarak nitelemiştim. Bu kez İzmir'de bir konsere katılıp onları daha yakından tanıma fırsatını buldum. Gerçekten de bu yargım doğruymuş. Sponsorlarla işbirliği yaparak düzenledikleri özel konserler ve yurtdışı turneleri de dahil olmak üzere, yaz-kış çalışıyorlar. Ayrıca kadrosuz kalan orkestra solistlerine kucak açan, diğer orkestralarımızın çalmadığı Türk bestecilerine kanat geren, nice ilk seslendiriyi gerçekleştiren bir topluluk. Şef Rengim Gökmen yönetiminde, Necil Kâzım Akses'in 90.yılı için hazırlanan programda bestecinin Ballad ve Bir Divandan Gazel adlı yapıtları seslendirildi. Akses'in canlı olarak dinlediğim ilk orkestra yapıtı, 1989'da İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nın Rengim Gökmen yönetiminde çaldığı 5. Senfonisi idi. O tarihten sonra hiçbir Türk orkestrası Akses çalmadı. Besteci de, İstanbul ve Ankara orkestralarının kütüphanelerindeki tüm yapıtlarını çekti. Bugün yirmili yaşlarında olan genç konser dinleyicileri de Türk Beşleri olarak adını ezberledikleri Akses'i daha hiçbir konser programında duymadılar.

Rengim Gökmen, Akses'in en sadık seslendiricisi. Bestecinin Orkestra Konçertosu'nu ve Dördüncü Senfonisi'ni Macar Devlet Orkestrası ile Hungaroton'dan CD'sini yapmış. 1984'te Akses'in 75. yılını kutlamak üzere yine İzmir Devlet Senfoni ile Orkestra Konçertosu'nu ve Koral Çalgan'ın solistliğinde Viyola Konçertosu'nu seslendirmiş. 1987'de 4.Senfoni'nin ilk seslendirisini CSO ile yapmış. Ve 1989'da 5.Senfonisi'ni ilk kez seslendirmişti.

Rengim Gökmen yönetimindeki orkestranın yorumunda bu kez bir şey dikkatimi çekti: Ara sıra da çalınsa, yorumcularımız da, dinleyicilerimiz de çağdaş yapıtlaraz biraz daha alışmaya başlamışlar. Bu nedenle Akses'in senfonik yapıtları da daha iyi bir sentezle ortaya konmuştu. Bestecinin yıllar öncesinden bugünün kimi tekniklerini öngördüğünü (örneğin Ballad'da minimalizm'i andıran tekdüze devinimin yinelenmesi gibi) duyduk. Orkestranın geniş renk paletinde büyük forteler karşıtındaki gizemli geçitler dengeli bir anlatımdaydı. Tenor Yavuz Öztürk, ilk kez seslendirdiği Gazel'de dramatik bir yaklaşım ve hocası Akses'in çok üstünde durduğu açık bir artikülasyon sundu. Dinleyicinin, Akses'in yapıtlarından sonra dakikalar süren sıcak alkışı ise etkileyiciydi.

İZDSO'nun programında Akses'ten başta Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma operası uvertürü (Osmanlı öğelerinin altı çizilmişti) ve bestecinin Flüt ve Arp Konçertosu yer almıştı. Flütçü Songül Ö. Seidel ve arpçı Çağatay Akyol'un duyarlı yorumları, özellikle kadanzlardaki uyumları, özenle çalıştıklarını gösteriyordu.

Bu arada İZDSO'nun güncel sorunu, 1977'den bu yana çalışmalarını sürdürdüğü salonun elinden alınmasıydı. Konserlerini Atatürk Kültür Merkezi'nde verirken, provalarını Sosyal Sigortalar'a ait binada yapmakta. Bu prova salonu için şu andaki kiranın neredeyse üç buçuk katının ödenmesi gerekiyor. Orkestra da ödeyemeyince, prova mekânından oluyor. Burada hiçbir kurumun suçu yok. Ancak, Maliye Bakanlığı'nın orkestraya verdiği ödenek, bunu karşılamaktan çok uzak. Sosyal Sigortalar da haklı olarak binasının değerini istiyor. Gönül ister ki İzmir Devlet Senfoni Orkestrası gibi İzmir'in gözbebeği olan bir kurum, bir an önce kendi salonuna kavuşsun, bu tür sürtüşmelerle uğraşacağına sanatsallığın üstüne yoğunlaşsın.

Bir de CD çıkartmış 75. yıl nedeniyle İZDSO. Uluslar arası Brüksel Yaz Festivali'ne katılan orkestranın canlı konser kaydı: Şef Rengim Gökmen, solist Cihat Aşkın. Ulvi Cemal Erkin'in Keman Konçertosu'nu yeni bir deyişle çalmış. Cihat Aşkın. Rachmaninof'un 3. Senfonisi ise ağır bölümde alabildiğine duyarlı, ilk ve son bölümde alabildiğine coşkulu bir tablo çiziyor. Kaydın, stüdyo çalışması gibi saydam ve dengeli olmadığı açık. Ancak, konser kaydının soluğunda dinlemek de ayrı bir coşku.

Güneyman'dan klasik ve caz
Klasik piyano dağarcığı ile beslenmiş bir piyanistin caz müziğine yönelmesi sağlam sonuçlar doğuruyor. Meral Güneyman, her zaman dinleyemediğimiz bir solistimiz. İstanbul'da Ferdi Ştatzer'in eğitiminden sonra, Amerika'da eğitimini sürdürmüş. Julliad Müzik Okulu gibi klasik müziğin temel merkezlerinden birinde ve Berkle Caz Okulu gibi caz müziğinin temel eğitim merkezlerinden birinde eğitim görmüş. Halen iki oğlu ve eşiyle birlikte Amerika'da yaşamakta. Meral Güneyman'ın çocuklar, hatta bebekler için açtığı müzik okulu (South Jersey Konservatuvarı) yıllardır büyük ilgi gördü. Konser piyanistliğinden giderek klasik ve caz gibi iki iddialı dalı birleştirmesi, kendi klasik eğitiminin sağlamlığına güvencini pekiştiriyor. Zira, piyanonun çalgı olarak tarih boyu geçirdiği serüveni bu kadar iyi tanımayan bir piyanist, herhalde bu klasikleşmiş 20.yüzyıl caz yapıtlarını da böylesi sağlam bir teknik ve yaratıcı bir yaklaşımla çalamaz.

Güneyman'ın pazartesi akşamki Yapı Kredi Bankası Sanat festivali kapsamındaki resitali Granados'un iki lezzetli yapıtı ile başladı. 'Allegro de Concierto' ve 'Danza Lenta'. Schumann'ın Op.17 Fantezisi ise klasik dünyanın fantezilere açılan bir penceresiydi. Meral Güneyman da bu yapıtı kendi doğaçlama yeteneğinin buluşlarıyla sundu ve aynı yeteneğini Gershwin'in şarkılarındaki doğaçlamalarla sürdürdü. Sonra da caz dünyasının efsaneleşmiş isimlerini klasik edebiyatın arasına yerleştirdi.
Güneyman'ın tuşların derininde bulup çıkarttığı renkler, klasik kalıplar üstüne bilgeliği ve caz müziğinin ateşiyle coşması dinleyiciyi de derinden etkiledi. Ayrıca resital programı oluşturmada belli bir felsefenin ne denli önemli olduğunu da bir kez daha vurgulamış oldu. Güneyman'ı en yakın zamanda yine dinlemek üzere.



Copyright © 2009 Necil Kâzım Akses