English | Deutsch

Hakkında Yazılar

Cumhuriyet Kültür, 24 / Şubat / 1999

AKSES'İ SESSİZCE UĞURLADIK

Evin İlyasoğlu

Doğan Hızlan, Pazar günü Hürriyet'teki yazısında: "Elli yıl sanat için kısa, ama genç bir Cumhuriyet için önemli bir zaman dilimi" demiş. Devlet Tiyatrosu'nun kuruluşunun 50. yılını kutlamak için yazmış yazısını. Gerçekten de elli yıl kısacık bir zaman dilimi, sanat tarihinin kocaman sürecine bakınca. Ancak elli-altmış yıl; ülkemizde sanatın kurumsallaşması adına önemli bir süre. Sahne sanatlarında ve özellikle müzik dalında 1930'lardan bu yana yaşanan değişim, bugün evrensel dilini konuşabilen, yerellikten uluslar arası platformlara taşınabilen müziğimizi doğurmuştur. Doğal ki polifonik müziğimiz zengin Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürü üstüne yapılaşmış ve çağdaş dili kullanarak bireşim aramıştı. Bugün bestecisiyle, yorumcusuyla dünyanın birçok kültür merkezinde sesini duyuran çağdaş klasik müzik sanatçılarımızın varlığını da, popüler hafif müziğimizin zenginliğini de 50-60 yıllık polifonik müzik eğitimimize borçluyuz.

Geçen hafta bu sahnenin perde arkasındaki öncülerinden birisi, Necil Kâzım Akses'i yitirdik. Cumhuriyet müziğimizin başlıca temel taşlarından birisiydi. Bir tarih yaprağı da böylece kapanıverdi. Ankara'da, alçakgönüllü bir ortamda 91 yıllık yaşamının sonuna geldi. Devletin gerçek bir sanatçısıydı. Yoktan var edilen ilk Cumhuriyet devrimlerini kucaklamış, kurucu, yönetici, eğitimci ve besteci olarak kendini Cumhuriyet'e adamıştı. Ancak Doğan Hızlan, Üner Birkan gibi birkaç sanat yazarının konusu oldu, birkaç sanat sayfasında kısacık bir haberle geçiştirildi onun ölümü. Günümüzün medyatik kişilerinden birisi değildi ve doğal olarak televizyonların ya da baş sayfaların konusu olamazdı. Uzun yıllar müdürlük ve hocalık yaptığı Ankara Hacettepe Konservatuvarı'ndaki sade bir törenin ardından uğurlandı.
Necil Kâzım bey, bugün orkestralarımızın başında bulunan nice şefin, orkestra üyesi ve solistin hocası olmuştur. Ayrıca, yetiştirdiği besteciler arasında beş kuşak sıralayabiliriz. Bir sanat adamının ölümü üstüne yazmak, düşünmek ya da haber yapmak, onu bir kez daha gündeme getirmektir. Hizmetlerini anmaktır, yapıtlarına dikkati çekmektir. Dahası, deneyimlerinden ders alabilmektir. Bir besteciyi yapıtlarıyla tanıtmak ise, herkesten çok yorumcuların görevidir.



Copyright © 2009 Necil Kâzım Akses