English | Deutsch

Hakkında Yazılar

Hürriyet, 18 Şubat 1999

NECİL KÂZIM AKSES'E BİR ÇEŞİTLEME

Bakış / Doğan Hızlan

Cumhuriyet'in ilk kuşağına duyduğum saygıyı ve sevgiyi bilirsiniz.
Yeni bir rejimin oluşumunu sağlayan, bizim estetiğimizi yüceltenlerden biri, Necil Kâzım Akses aramızdan ayrıldı.

Türk Beşleri'nden biri sözü; onun müzikçiliğinin, besteciliğinin aidiyetini belirlemesi açısından yazılmalı.

Akses de dönemin birçok bestecisi gibi İstanbullu'ydu. Müzikçilik, ancak büyük şehirlerde yaşayan aile çocuklarının erişebileceği bir meslek.

İlk yetenek atağından sonra, devlet onlara Avrupa konservatuvarlarının yolunu açtı.

Akses'in ölümünün ardından, gazetelerdeki, dergilerdeki birkaç paragraflık yazılar yeterli görülecek.

Çünkü çok sesli müziğin ve bizim bestecilerimizin, hele Türk Beşleri'nin önemini daha kavrayamadık.

Popüler kültürün yaygaraları arasında onu da unutacağız. Hatırlatacak kişiler azaldı, kurumlar da neredeyse yok.

Onun yaşamı, besteleri üzerine iyi bir kitap yayınlandı:
Evin İlyasoğlu'nun 'Necil Kâzım Akses-Minyatürden Destana Bir Yolculuk'u (Yapı Kredi Yayınları), onun cumhuriyet sonrası çok sesli müziğimizdeki yerini,
kişiliğini bize tanıtıyor.

Bence, müziğe meraklı herkes, cumhuriyetin müzik kültürünü –ki onun temelidir- öğrenmek isteyenlerin –ki mecburdurlar- bu kitabı almalarını tavsiye edeceğim.
İlyasoğlu'nun kitabının içinde, bestecinin eserlerinin seslendirildiği iki tane de CD var.

* * *

Dinleyici/okuyucu, elbet de sadece onun besteciliği ile ilgilenecek, eserlerini dinleyecektir. Ama o kuşağın eğitimci yanına da dikkat etmelerini rica ederim.
Ayrıca, cumhuriyetin ilk kuşağının, birbirleriyle ülkenin yükselişi uğruna dayanışmalarını, fedakârlıklarını, her birinin tek tek biyografilerinde bulmak mümkündür. Necil Kâzım Akses'de olduğu gibi.

Bürokrasinin bıktırıcı, yıpratıcı temposu içinde bir bestecinin hayatı, kaçamak saatlerde yapılmış besteler.

Çünkü çok sesli müzik hâlâ kendi başına bir varlık değildir, alıcısı ve dinleyicisi azdır.

Onlar, bir değişim kültürünün köprüleri, alaturkadan alafrangaya doğru alınan yolun meşakkatli ilk yolcularıdır.

İki zevkin bileşkesinde bu müziğe geçtikleri için, eski müzik zevkinin de kulağımızdaki yankılarını, modern eserlerine aktarmışlardır.

Ben böyle bir sentezi, Itri'nin Neva Kâr'ı Üzerine Scherzosu'nda buldum.

Değişik icralardan dinlediğim bu gerçekten güzel besteyi, kendi sesimiz olarak yorumluyorum.

İlyasoğlu'nun Necil Kâzım Akses'i sadece bestecinin müzikçi yanının yansıtıldığı bir çalışma değil. Onun hayata karşı duyduğu sevincin, yemek zevkinin de yer aldığı bir hayat hikâyesi.

Sözgelimi, eğer pastırmalı yumurtaya meraklıysanız, onun tarifini kitaptan okuyup öğrenin.

Akses'in şakacı, dost canlısı yanını da öğrenmek sanırım birçok okur/dinleyiciye hoş gelecektir.

* * *

TÜRK BEŞLERİ
artık müzik tarihimizin anıtları olarak kulaklarımızda yaşayacak.

 



Copyright © 2009 Necil Kâzım Akses